“Bu devir, sıradan insanın en parlak zamanı; duygusuzluğun, bilgisizliğin, tembelliğin, yeteneksizliğin, hazıra konmak isteyen bir kuşağın devridir. Kimse bir şeyin üzerinde durup düşünmüyor. Kendisine bir ülkü edinen çok az. Umutlu birisi çıkıp iki ağaç dikse herkes gülüyor: “Yahu bu ağaç büyüyünceye kadar yaşayacak mısın sen?” Öte yanda iyilik isteyenler, insanlığın bin yıl sonraki geleceğini kendilerine dert ediniyorlar. İnsanları birbirine bağlayan ülkü tümden yitti, kayıplara karıştı. Herkes, yarın sabah çekip gidecekleri bir handaymış gibi yaşıyor. Herkes kendini düşünüyor. kendisi kapabileceği kadar kapsın, geride kalanlar isterse açlıktan, soğuktan ölsün, vız geliyor.”
— Dostoyevski (Budala)
Çok başarılı bir film. Hikaye ve diyaloglar çok iyi. Tavsiye ederim hepinize.
Mutlaka izleyin.
Bakarken başım döndü.
Kirk Hammet’ın saçlar da bu kadar beyazladıysa… Neyse. Üzüldüm yine.
Turn The Page
Metallica — Greatest Ballads Platinum
Listen
"Later on that evening, as you lie awake in bed, Echos of the amplifiers, ringin in your head And you smoke the days last cigarette, remembering what she said..."
Turn The Page
Kanımda 150 promil ayran çıktı.
Hobilerim arasinda Karadayı’nın her bölümünde tepeden sarkan mikrofonu bulmak var.
Sonbaharda kahve, yağmur ve kuru yapraklar, kışın kitap, çikolata ve Vosvos, ilkbaharda erik, çilek ve Vans, yazın kumsal, deniz ve tatil beldesi.
Bi bitmediniz gitti be klişe Tumblr kızları.
“Önümdeki lokmayı yemiyor, sadece çatalımla oynuyordum. Annem neyim olduğunu sordu. “Bi şeyim yok anne. sadece aç değilim, müsaade ederseniz odama çekilmek istiyorum.” dedim. Durumu olgunlukla karşılayıp izin verdiler. Holde, kendime ait bir oda olmadığını fark edip masaya döndüğümde ise dayım benim tabağı ekmekle sıyırıyordu. O günden sonra dayıma karşı hep nötr durdum.”
— Benim de Söyleyeceklerim Var